Nakalakevi

NAKALAKEVİ (Gürcüce: ნაქალაქევი; okunuşu: “nakalakevi”), tarihsel Eruşeti bölgesindeki yerleşim yerlerinden biriydi. Ardahan kazasına bağlı Hanak nahiyesinin bir köyüyken, adı 1959 yılında Ortakent olarak değiştirildi. Ortakent günümüzde Hanak kasabasının bir mahallesidir.

Bugün Hanak ilçesinin bir köyü olan Çavdarlı’nın eski adı ise, Verana Nakalakevi’dir (1:26).

Eski adı Nakalakevi olan Ortakent.

TARİHÇE
Nakalakevi, tarihsel Gürcistan’ın batı kesimini oluşturan bölgelerden biri olan Eruşeti‘nin yerleşmelerinden biriydi. Gürcüce bir yer adı olan Nakalakevi (ნაქალაქევი), “eski şehir yeri” anlamına gelir (2). Nitekim Vahuşti, Ağtsera Sameposa Sakartvelosa („აღწერა სამეფოსა საქართველოსა”) eserinde Nakalakevi’den “Eskiden bir kent, şimdi bir kasaba olan Nakalakevi, Samğereti’nin batısındadır” diye söz etmiştir (3). Lazika Krallığı’nın başkenti Nokalakevi (ნოქალაქევი) de aynı anlama gelir.

Nakalakevi ile çevresinde megalit kalelerin varlığı, bu bölgenin eski yerleşme olduğunu göstermesi açısından önemlidir (4:376-378; 1:46). Osmanlılar Nakalakevi’yi 16. yüzyılın ortasında Gürcülerden ele geçirdi. Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan adlı ve 1595 tarihli Osmanlı tahrir defterinde Nakalakevi, Nakalakev-i Süfla (نكالكو سفلا) ve Nakalakev-i Ülya (نكالكو علیا) olmak üzere iki köy olarak kaydedilmiştir. Bu sırada iki köy de Gürcistan Vilayeti içinde Ardahan-i Büzürg (Büyük Ardahan) livasının Meşe nahiyesine bağlıydı. Nakalakev-i Süfla’da (Aşağı Nakalakevi) 16 hane (yaklaşık 80 kişi), Nakalakev-i Ulya’da (Yukarı Nakalakevi) 4 hane (yaklaşık 20 kişi) yaşıyordu. Osmanlı Devleti’nin Hristiyan köylülerden aldığı ispenç vergisi vermekle yükümlü tutulmuş olan bu hanelerin reisleri, birkaçı dışında, İvane, Şalva, Şaşuta, Kokela, Vardzel, Narindavit, Surhana, Giorgi, Şota, Saba gibi adlar taşıyordu (5:I.487, 495; II.475, 484; III.535-536). Yerleşmenin Gürcüce ad taşıması dışında, bu kişi adları da buranın Hristiyan Gürcü köyü olduğunu göstermektedir.

Nakalakevi’de Urartu dönemine ait çiviyazsının bulunduğu megalit kale. Fotoğraf: Buba Kudava

Aşağı Nakalakevi ile Yukarı Nakalakevi’nin 19. yüzyılda tek köye dönüşmüş olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim 93 Harbi’nin (1877-1878) ardından Tao-Klarceti bölgesine hakim olan Ruslar da bu yerleşmeyi Nakalakev (Накалакев) adı altında tek köy olarak kaydetmiştir. Bu sırada Nakalakevi, Ardahan sancağının (okrug) Arahan kazasına (uçastok) bağlıydı. 1886 yılında yapılan nüfus tespitine göre köyde 489 kişi yaşıyordu. Bu nüfusun 99,4’ü (486 kişi) Türk, % 0,6’sı (3 kişi) Kürt olarak kaydedilmiştir. Nakalakevi aynı zamanda Ardahan kazasına bağlı bir nahiye (маркяз: merkez) idi ve Börk, Veli, Geci, Guguba, Konk, Nakalakevi, Oğuz ve Hoşureti köylerini kapsıyordu. Nakalakevi nahiyesinde toplam 1.398 kişi yaşıyordu. Bu nüfusun % 97,9’u (1.368 kişi) Türk, % 0,1’i (6 kişi) Karapapak, % 1,7’si (24 kişi) Kürt olarak kaydedilmiştir (6). Rus idaresi sırasında köyün nüfusu ilk on yılda artmış ve 1896’da 644 kişiye ulaşmıştır. Sonraki on yılda ise Nakalakevi’nin nüfusu azalmış ve 1906’da 515 kişiye düşmüştü (7:111). Birinci Dünya Savaşı sırasında Ardahan Bölgesini gezen Gürcü araştırmacı Konstantine Martvileli, 28 Eylül 1917 tarihli Sakartvelo gazetesinde yayımlanan günlüklerinde Nakalakevi’de 112 hanede 746 Müslüman Gürcünün yaşadığını yazmıştır (8:170).

Ortadan kalkmış olan Okrokotani köyündeki kilisesin kalıntısı. Fotoğraf: Buba Kudava

Nakalakevi, Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarında Rusya’nın bölgeden çekilmesinden bir süre sonra, Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti’nin sınırları içinde kaldı. Kızıl Ordu’nun Gürcistan’ı işgali sırasında Ankara Hükümeti’nin Tiflis hükümetine verdiği ültimatom üzerine Gürcü idaresinin çekilmesinin ardından köy fiilen Türkiye’ye katıldı. Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti’nin topraklarının işgal edilmesinin ardından Sovyet Rusya ile Ankara Hükümeti’nin 16 Mart 1921’de imzaladığı Moskova Antlaşması’yla, Nakalakevi köyünü de kapsayan Ardahan ile Artvin bölgeleri Türkiye’ye bırakıldı (9:II.489).

Nakalakevi, 1928 tarihli Osmanlıca köy listesinde oldukça farklı biçimde Nakala Köy (نقالا كوی) olarak kaydedilmiştir. Bu sırada köy, Kars vilayetinin Ardahan kazasının Hanak nahiyesine bağlıydı (10:760). 1935 genel nüfus sayımında Nakalakevi, Verana Nakalakevi’den ayırmak için “Büyük Nakala” adıyla kaydedilmiştir. Bu tarihte aynı idari konuma sahip olan köyde 1.266 kişi yaşıyordu (11:66). Nakalakevi / Büyük Nakala “yabancı kökten geldiği” için köyün adı 1959 yılında 7267 sayılı kanunla Ortakent olarak değiştirilmiştir (12:626).

Ortakent, 1972 yılında belediyenin kurulmasıyla belde haline getirildi. Bu sırada Ortakent, Hanak ilçesinin merkez nahiyesine bağlı bir köydü ve 1970 genel nüfusu sayımında köyde 1.991 kişi yaşıyordu (13:327). 2009 yerel seçimlerinden önce çıkarılan 5747 sayılı kanunla belediyenin tüzel kişiliği sona erdi ve Ortakent, Hanak kasabasının mahallesine dönüştü.

Köyün 3,2 km kuzeyinde bulunan ve Nakalakevi’yi kontrol eden kalenin kalıntısı. Fotoğraf: Buba Kudava

Büyük Nakalakevi’de iki kilisenin kalıntıları bulunmaktadır. Bunlardan biri köy kilisesidir ve geriye sadece yıkıntıları kalmıştır. Diğeri ise bir manastırın ana kilisesi olup tek nefli bir yapıdır. Ortakent köyünün 4 km güneyinde bulunan bu kilise, mağara tipi manastırın yapılarından biriydi. Kilisede duvar resimlerinin izleri de fark edilmektedir. İkinci kilisenin ve mağara (kaya) manastırının bulunduğu yer günümüzde Çayağzı köyünün sınırları içindedir. Nakalakevi Mağara Manastırı olarak adlandırılabilecek yapılar topluluğu, ana kilise, küçük kilise veya kiliseler, hücreler veya geçitlerden oluşuyordu. Kayaya oyulmuş manastıra Tao-Klarceti’de ender rastlanmaktadır. Nakalakevi ve Mglivani yakınlarında bulunan bu kaya manastırı bu tür ender örneklerden biridir. Gürcü araştırmacı Martvileli, 1917 yılında Nakalakevi köyünde yedi adet kilisenin kalıntılarını tespit etmiştir (4:207; 8:170). Nakalakevi köyü sınırları içinde yedi adet megalit kale tespit edilmiştir. Bu kalelerden bugüne sadece yıkıntılar kalmıştır. Köyün 3 km kuzeyinde bulunan kalede (219 × 176 m), Urartu kralı I. Argişti (İÖ 785 – 763 ) döneminden kalma çiviyazısı (Nakalakevi yazıtı) bulunmaktadır (4:376-378).

Ortakent sınırları içinde, Okrokotani (ოქროქოთანი: “altın çömlek”), Samabegi (სამაბეგი: “üç bey”), Yukarı Puçhuleti (ზემო ფუჩხულეთი) ve Aşağı Puçhuleti (ქვემო ფუჩხულეთი) adını taşıyan ve ortadan kalkmış olan köyler bulunuyordu. Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan adlı ve 1595 tarihli Osmanlı tahrir defterine göre Okrokotani’de 52 hane (yaklaşık 260 kişi), Samabegi’de 27 hane (yaklaşık 135 kişi), Yukarı Puçhuleti’de 19 hane (yaklaşık 95 kişi) ve Aşağı Puçhuleti’de 19 hane (yaklaşık 95 kişi) yaşıyordu. Bu köylerde Osmanlı Devleti’ne ispenç vergisi veren hane reislerinin büyük çoğunluğu Gürcü adları taşıyordu. Okrokotani, Samabegi, Yukarı Puçhuleti ve Aşağı Puçhuleti köylerinin bu dönemde, Nakalakevi gibi Hristiyan Gürcü köyleri olduğu hane reislerinin adlarından anlaşılmaktadır. Bu yerleşmeler 19. yüzyılda tamamen insansız hale gelmişti (5:II.472, 475, 481, 496; III. 536, 537, 551).

Nakalakevi’deki kiliselerden birinin kalıntısı. Fotoğraf: Buba Kudava

Aşağı Puçhuleti, Ortakent’in 1,9 km güneybatısında, Aşağı Nakalakevi’nin yakınında, Kasreti Deresi’nin sağ kıyısında bulunuyordu. Bu köyde megalit bir kalenin kalıntıları günümüze ulaşmıştır. Bu kaleden geriye sadece 8,5 metre uzunluğunda yıkık bir duvar kalmıştır (1:46). Okrokotani köyünde tek nefli bir kilise bulunuyordu. Kilisenin bulunduğu yer, bugünkü Ortakent’in 3 km güneyindedir. Bu yapıdan geriye sadece yıkıntılar kalmıştır. Kilisenin etrafında ayrıca mezar taşları bulunmaktadır (4:209).

KAYNAKÇA:
1. ^ 2014 Yılı Tao-Klarceti Tarihi Eserleri Araştırma Gezisi Sonuçları (Gürcüce), Tiflis, 2015.
2. ^ “ნაქალაქარი, ნაქალაქევი” – A Comprehensive Georgian-English Dictionary, 2006, 2 cilt.
3. ^ “ნაქალაქევი” – Kartlis Tshovreba Arkeoloji ve Yer Adları Sözlüğü
4. ^ Tao-Klarceti – Tarihsel ve Kültürel Anıtlar Kataloğu(Gürcüce), (Editör) Buba Kudava, (Yazarlar) Nestan Bagauri, Zurab Batiaşvili, İrma Beridze, Buba Kudava, Nikoloz Jğenti, Goça Saitidze, Natia Hizanişvili, Tiflis, 2018.
5. ^ Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan (Osmanlıca ve Gürcüce), (Yayımlayan) Sergi Cikia, Tiflis, 1941-1958, 3 cilt.
6. ^ “Ardahan kazası (1886 Yılı)” (Rusça).
7. ^ Candan Badem, Çarlık Yönetiminde Kars, Ardahan, Artvin, İstanbul, 2018.
8. ^ Roin Malakmadze, Şuşana Putkaradze, Elza Putkaradze, Şorena Putkaradze – İstanbul Gürcü Manastırı’ndan Yazılar (Gürcüce: „წერილები სტამბოლის ქართული სავანიდან”), Batum, 2020, 2 cilt.
9. ^ Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, İstanbul, 1969, 3 Cilt.
10. ^ Son Teşkilat-i Mülkiyede Köylerimizin Adları(Osmanlıca), İstanbul, 1928.
11. ^ 1935 Genel Nüfus Sayımı, İstanbul, 1937, s. 66.
12. ^ Köylerimiz, (Yayımlayan) İçişleri Bakanlığı, Ankara, 1968.
13. ^ 1970 Genel Nüfus Sayımı, Ankara, 1973.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close