Ahaldaba

AHALDABA (Gürcüce: ახალდაბა; okunuşu: “ah’aldaba”), tarihsel Şavşeti bölgesindeki yerleşim yerlerinden biridir. Bugün Artvin ilinin Şavşat ilçesinde yer alır. Adı 1925’te Tepeköy olarak değiştirilmiştir.  

Ahaldaba, Şavşat’ın 14 km kuzeybatısında yer alır. Çevresinde Sinkoti (Küplüce), Çakvelta (Şenocak), Turmaneti (Kayabaşı), Tsihisdziri (Kayadibi) gibi köyler bulunmaktadır. 

KÖYÜN ADI
Ahaldaba, köyün bilinen eski adıdır. Bu ad Gürcüce iki kelimeden (ახალი / ahali: yeni ve დაბა / daba: köy) oluşur ve “Yeniköy” anlamına gelir. Tao-Klarceti bölgesinde ve bugünkü Gürcistan’da Ahaldaba adını taşıyan başka yerleşim yerleri de vardır. 

Ahaldaba Türkçeye Ahaltaba (اخلطبا), Ahaldaba (اخالدابا) olarak girmiştir (1:III.,240; 2:160). Rus idaresi de köyün adını Ahaldaba (Ахалдаба) olarak kaydetmiştir (3).

Ahaldaba (Tepeköy) köyü. Fotoğrafın kaynağı.

DEMOGRAFİ
Ahaldaba köyünde kadın ve erkek nüfusun birlikte tespiti ilk kez Rus idaresince yapılmıştır. 1886’da yapılan bu tespite göre köyün 117 hanede yaşayan 764 kişiden oluşuyordu. Nüfusun tamamı Gürcü olarak kaydedilmiştir (3; 4:10). Köyde hane başına ortalama 6,5 kişi düşüyordu. Garkilob nahiyesinde yer alan Ahaldaba’da, nahiyenin toplam nüfusunun (4.175 kişi) %18,2’si yaşıyordu.

Köyün yeniden Türkiye sınırları içinde kalmasından bir yıl sonra, 1922’de yapılan tespite göre ise, 200 hanede 1.163 kişi yaşıyordu (5). 1886 yılına göre nüfusun hayli artmış olması, o tarihte Gürcülerden oluşan köy nüfusunun Türk olarak kaydedilmiş olması dikkat çekicidir. Demografik yapının mı değiştirildiği yoksa Gürcülerin Türk olarak mı kaydedildiğini tahmin etmek zordur. Hane başına düşen nüfus ise, ortalama 6,5’ten 5,8’e düşmüştü. Köyün adının Tepeköy olarak değiştirilmesinden bir yıl sonra, 1926’da yapılan tespite göre Ahaldaba’nın nüfusu, 1.221 kişiye çıkmıştı. Hane sayısı ise değişmemişti (6:188).  

Ahaldaba’daki kilise kalıntısı. Fotoğraf: Buba Kudava, Tao-Klarceti – Tarihsel ve Kültürel Anıtlar Katalogu (Gürcüce), 2018.

TARİHÇE
Köyün adının Gürcüce olması ve köydeki kilisenin varlığı Ahaldaba’nın Osmanlı döneminden önce de bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Tarihsel Tao-Klarceti bölgesinde yer ala köy,  16. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti’nin eline geçti. Bu tarihten önce ise, Gürcü Krallığı ve Samtshe Prensliği sınırları içinde yer alıyordu. 

Ahaldaba, üç yüzyılı aşkın bir süre Osmanlı yönetimi altında kaldı. 19. yüzyılın son çeyreğinde, 93 Harbi (1877-1878) olarak da bilinen savaşın sonucunda Rusların eline geçti. Çarlık idaresinde, Batum oblastı içinde, Artvin sancağının (okrug) Şavşet-İmerhevi kazasında (uçastok) Garklobi nahiyesinde yer alıyordu. Nüfus açısından bu nahiyenin en büyük köyüydü (3). 

Ahaldaba, Birinci Dünya Savaşı sonlarında Rus ordusunun bölgeden çekilmesinden sonra bir süre bağımsız Gürcistan’ın sınırları içinde kaldı. Kızıl Ordu’nun Gürcistan’ı işgal etmesinin  ardından, 1921’de Anakara Hükümeti ile Sovyet Rusya arasında imzalanan Moskova Antlaşması’yla Türkiye’ye bırakıldı (7:II,41).

Veli, 1922’de “Ahaldaba” ve 1926 ve 1928 yıllarında “Tepeköy” adıyla Şavşat kazasının merkez nahiyesine bağlıydı (5; 6:188; 8:80). Köyün adının 1925’te değişmesine rağmen, adı halk arasında Ahaldaba, resmi kayıtlarda da Tepeköy (Ahaldaba)  adıyla birlikte kullanılmaya devam etmiştir (9:75).

Ahaldaba’da bilinen tek eski yapı, köyün kilisesidir. Kilise büyük bir olasılıkla 9-10. yüzyıllarda inşa edilmiştir. Köyün kıyısında bir yamaçta yer alan ve tek nefli bir yapı olan kiliseden günümüze sadece yıkıntılar kalmıştır (10:158; 11:83-84).

“Satleli köyünden İmerhevi ana vadisine Satleli deresinin sağ kıyısını takip ederek girebilirsiniz. Bu su kavuşumuna varmadan önce, 3 verst uzaktaki Tbeti yaylasının uzantısı olan Singoti köyünün yanındaki düz yükseltiye çıkmalısınız. Ardından yol tekrar aşağıda İmerhevi deresi kıyısında kurulmuş olan Phikiuri  köyüne doğru dik kayalık yokuştan inmektedir. Diğer yol Satleli’den Ahaldaba ve Tbeti yaylasını geçerek gidiyor. Buradan Çaleti köyünde çok dik bir dağ yamacına, Kvirala deresi kavuşumuna iniyor. Biz her iki yoldan da geçtik. Satleli köyünden Veli köye doğru giden büyük kervan yolu, akarsuyun üzerinde eski mimariyle yapılmış, oldukça sağlam taş köprüden geçiyor. Satleli köprüsü Gürcistan’ın eski köprülerinin mükemmel örneklerinden biridir. Köprü düzgün yarım daire şeklindeki dik bir kemerle ırmağa uzatılmıştır. Üzerine dörtgen karo taşlar döşenmiştir. Köprünün hangi tarihte inşa edildiği bilinmiyor. Ancak benzer yapıdaki eski anıtlardan elde edilen bilgilerden yola çıkarsak Satleli köprüsünün çok eski zamana ait olduğunu düşünebiliriz . Deniz seviyesinden yüksekliği 3.376 feet’dir. İmerhevi yolu köprünün ötesinde kervan yolundan ayrılıp Tbeti platosuna doğru çıkıyor. En sonunda Çvarebi ve Karavati köyleri ile aynı seviyede bulunan 90 haneli Ahaldaba köyünden geçiyor.” Kaynak: Giorgi Kazbegi, Bir Rus Generalinin Anıları – Türkiye Gürcistanı’nda Üç Ay, 2019, s. 90-91.

Ahaldaba Kilisesi. Fotoğrafın kaynağı: Şavşeti kitabı.

AHALDABA KİLİSESİ
Şavşat’ın merkezinden Ahaldaba köyü 14 km uzaklıktadır. Köy, Arsiani Dağları’ndan vadiye doğru uzanan tepeler arasındaki alçak bölgede, geniş bir düzlükte kuruludur. Şavşat Çayı’nın sağ kıyısında, Ahaldaba’daki kadar güzel, köy ve tarım için uygun başka bir yer bulmak mümkün değil.  Köyün merkezinde, şu anda caminin olduğu yerin yaklaşık 200 m ilerisinde ortaçağdan kalma bir kilisenin yıkıntıları bulunuyor. Zamanında kiliseyi oldukça eğimli bir yamaçtaki küçük bir düzlükte inşa etmişler. Buradan bütün köy ve Şavşat Çayı vadisinin büyük bir kısmı görünüyor. Kilise için ayrılmış yer, göründüğü kadarıyla, eskiden düzlenip genişletilmiş. Bu yerin tamamı 400-500 metrekare. Kilise neredeyse temeline kadar yıkılmış. Sağda solda duvarlardan ya da temelden kalıntılar var.  
Kilisenin apsisinin kuzey kısmı ve kuzen nefinden geriye kalanlar bugüne daha sağlam ulaşmış. Apsisin  bu kısmında duvarın yüksekliği 3,5 metreye ulaşıyor.  Apsisten batıya uzanan kuzey duvarı 3,5 metre uzanıyor. Sonra temele kadar yıkık durumda. Kilisenin kuzey kısmına bitişik ek binanın doğu kısmı 4 metre kadar epey sağlam kalmış. Bu kısımda duvarların dış yüzeyi de  günümüze sağlam ulaşmış. Kilisenin iç ve dış duvarlarının yüzeylerinin zamanında iyi işlenmiş taşlarla örülmüş olduğu anlaşılıyor. Bu bölümde günümüze kalmış olan duvarlar en fazla 3 metreye ulaşıyor. Duvarın kalınlığı 80 cm’dir. Kilisenin merkezî apsisinin günümüze kalmış duvarlarına gelince: Bu duvarların yüzey taşları tamamen sökülmüş. Bu orta büyüklükteki taşların sadece yuvalarının izleri kalmış. Yapım kurallarına uyulmuş olduğu bu yuva izlerinden anlaşılıyor.
Kilisenin batı bölümünde temellerinin bir kısmı parça parça günümüze ulaşmış. Bu bölümlerin üzerinden kilisenin yaklaşık planını çıkarmak mümkün. Kilisenin küçük ölçekli tek nefli yapı olarak inşa edilmiş olduğu anlaşılıyor. “Gönüllü arkeologlar” kilisede çok belirgin iz bırakmışlar. Kilise, Şavşat’a özgü özelliklere sahip tek nefli bir yapı olup yapımını 9-10.  yüzyıllara tarihlendirmek mümkündür.
Kaynak: Şavşeti (Gürcüce), Editör Mamia Pağava (Çok yazarlı bir kitap), Tiflis, 2011, s. 83-84.

Ahaldaba Kilisesi planı. Çizim: G. Dumbadze. Şavşeti adlı kitaptan alınmıştır.

KAYNAKÇA:
1. ^ Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan (Gürcüce ve Osmanlıca), (Yayıma hazırlayan) Sergi Cikia, Tiflis, 1941-1958, 3 cilt.
2. ^ Muvahhid Zeki, Artvin Vilayeti Hakkında Malumat-ı Umumiye (Osmanlıca), 1927 (Latin harfli baskı, 2010).
3. ^ “Şavşet-İmerhevi kazası (1886 Yılı)” (Rusça).
 4. ^ ^ Roland Topçişvili- İnga Ğutidze, XIX. Yüzyıl ve XX. Yüzyıl Başlarındaki Rus Belgelerinde Şavşeti ve Klarceti Yer Adları(Gürcüce-Türkçe-İngilizce), Tiflis, 2019. 
5. ^ Nurşen Gök, “Artvin Livası’nın Anavatan’a Katılışı Sırasındaki Durumuna İlişkin Belgeler”, Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi, Sayı: 41, Mayıs 2008, s. 89-104.
6. ^ Muvahhid Zeki, Artvin Vilayeti Hakkında Malumat-ı Umumiye, İstanbul, 2010 (Birinci basım 1927).
7. ^ Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, İstanbul, 1934, 2 cilt.
8. ^ Son Teşkilat-i Mülkiyede Köylerimizin Adları (Osmanlıca), İstanbul, 1928.
9. ^ 23 Ekim 1960 Genel Nüfus Sayımı, Ankara, 1963.
10. ^ Tao-Klarceti – Tarihsel ve Kültürel Anıtlar Kataloğu (Gürcüce), (Editör) Buba Kudava, (Yazarlar) Nestan Bagauri, Zurab Batiaşvili, İrma Beridze, Buba Kudava, Nikoloz Jğenti, Goça Saitidze, Natia Hizanişvili, 2018, Tiflis, s. 158.
11. ^ Şavşeti (Gürcüce), Editör Mamia Pağava (Çok yazarlı bir kitap), Tiflis, 2011,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla
%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close